YENİŞEHİR’DE DOLU DOLU 2 YIL BİTTİ!

Yenişehir'de geçirdiğim 2 yılın ufak bir özeti.
Paylaş:

Bugün tam 730 gün oldu.

Yani dolu dolu 2 yıl.

Hafta tatili, milli ve dini bayram tatili, yıllık izin tatili ve benzeri tatiller olmadan geçen tam 2 yıl!

Biraz kendi kendime konuşmak istiyorum.

***

Bana soruyorlar;

“Her gün Mudanya’dan mı gidip geliyorsun?”

Evet!

“Zor olmuyor mu?”

Evet, oluyor.

“Sana araç veriyorlar mı?”

Hayır, kendi aracımı kullanıyorum.

“Benzin Parası veriyorlar mı?”

Hayır, kendi kazandığım paradan harcıyorum.

Burada bir parantez açalım.

(Evet… Zor bir durum benim için.

Eğer, toplu taşıma kullanırsam 480 TL günlük yol ücretim oluyor. Ve ortalama 3 saat geliş, 3 saat de dönüş olmak üzere toplamda 6 saatim yolda geçiyor.

Eğer, kendi aracımı kullanırsam günlük ortalama 700-750 TL civarında bir yakıt parası harcıyorum. 1 saat geliş, 1 saat de gidiş olmak üzere günlük 2 saatim yolda araç kullanarak geçiyor.

Ama ben araç kullanmayı tercih ediyorum. Çünkü diğer türlü aradaki 4 saati çocuklarımın zamanından çalmış gibi hissediyorum.)

Kapatalım parantezi devam edelim…

“Peki neden hala…”

Dur dur dur… Söyleme cümlenin devamını. Ben cevap vereyim sana!

Çünkü, ortada bir söz var.

Çünkü, arkanda sana inanan ve güvenen insanlar var.

Bunu anlamak, anlamlandırmak bazı insanlar için zor olabiliyor ne yazık ki…

Zaten çok da anlamlandırılmasını beklemiyorum.

Bazen, bir karar sizin hayatınızı tamamen değiştirebilir.

Ben de verdiğim kararın her zaman arkasında durabilecek bir karaktere sahibim.  

***

Tarih: 29 Nisan 2024…

Hayatın değiştiği an!

Yenişehir’e geldik.

Geldiğimiz gibi bombardımana tutulduk…

“Yenişehir’de kimse mi yoktu, başkan Mudanya’dan adam getirdi” dediler.

Zaten o günden sonra da hep bir şeyler demeye devam ettiler.

Sonra işe başladık.

Her zaman olduğu gibi “Ne yaparsan yap ama işinin en iyisini yap” mottosuyla çalışmaya başladık.

Ahmet Şerif İşgören’in de dediği gibi, “Yaptığın iş aldığın ücretin karşılığı değil, karakterinin bir yansımasıdır.”

Bizim karakterimiz net!

Karakteri olmayanların bunu anlamasını beklemek anlamsız olacaktır elbette.

***

İki yıldır, her gün çalışıyoruz.

Üstelik herhangi bir mesai kavramı olmadan.

(Bu neden hayatta kaçırdığım çok şey oldu, bu son iki yıldır.)

Çünkü; mesele hangi saatler arasında çalıştığın değil, yapılması gereken işi zamanında bitirebilmek.

Bu süreçte hatalarımız olmuyor mu?

Elbette oluyor…

Olacaktır da!

Çünkü, bazen insanüstü bir çaba sarf ediyoruz.

Üstelik herhangi bir karşılık beklemeden yapıyoruz bunları.

Ama karşılığında ne alıyoruz?

Söyleyeyim…

İşleyişten haberi olmayan, sadece eleştirmeye odaklanan, ne olursa olsun suçlu arayan hatta zaman zaman suç üretmeye çalışan; kendisine gazeteci diyen ama meslek etiğini bilmeyen kişilerin saçma sapan sözlerine maruz kalıyoruz.

Veya…

Şimdiye kadar Yenişehir Belediyesi’nden doğru düzgün haber gönderemeyen, kamera kullanmayı bilmeyen, herhangi bir kadraj bilgisi olmayan, zamanında belediyeye ait envanterleri sattığı için (üstelik bir defa da değil) hakkında tutanak düzenlenen, sözde eski çalışanların “Biz zamanında 2 kişiydik her şeyi çok iyi yapıyorduk. Şimdi 5 kişiler bir şeyi doğru yapamıyorlar” yorumlarına maruz kalıyoruz.  

Kalalım hiç sorun değil…

Nedeni belli çünkü!

Birilerinin, çıkarlarına istemeden de olsa çomak sokmuşum. (Her zaman yaptığım gibi)

Ya da çarklarını bozmuşum.

Bu da haliyle, bir hınç doğurmuş kendilerinde.

Neyse canım, gereksiz şeylerle uğraşmaya değmez…

***

Bugüne kadar, nelerle uğraşmışım bunları mı takacağım…

Takacak olsaydım eğer;

Buraya geldiğimden beri aldığım tehditlere kafayı takardım.

Yada kovdurulmak istenmelerime kafayı takardım.

Veya bana atılmak istenen iftiralara,

Yahut, teklif edilen rüşvetlere kafayı takardım.

***

Ama elbette ben bunlara kafayı takmam.

Fakat, her birinin hesabı elbet bir gün sorulur!

Sorulacaktır da!

Daha açık ifadeyle…

Elbette bunların hesabını soracağım günü geldiğinde.

Sonuçta ben; bugün belediye çalışanı olabilirim ama dünün ve yarının gazetecisi olmaya devam edeceğim.
***

Son sözümü de şöyle toparlamak isterim…

Bugüne kadar, hatırım için yazan da yazmayan da…

Sırf ben varım diye haber yapan da yapmayan da…

Benim için değerlidir.

O değerler elbette bilinir!

Benzer Haberler:

Yorum

    Bu habere henüz hiç yorum yapılmamış.

    YORUM YAZIN

YENİŞEHİR’DE DOLU DOLU 2 YIL BİTTİ!